Eğitim

2022 İTÜ İçin Dönüşüm Yılı Olacak

Başarılarıyla İlham Verenlerin Üniversitesi İTÜ, her yıl düzenli olarak yaptığı yıl sonu değerlendirme toplantısını 12 Nisan Salı günü Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirdi.

2022 İTÜ İçin Dönüşüm Yılı Olacak

Başarılarıyla İlham Verenlerin Üniversitesi İTÜ, her yıl düzenli olarak yaptığı yıl sonu değerlendirme toplantısını 12 Nisan Salı günü Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirdi.

 

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), her yıl düzenli olarak yaptığı yıl sonu değerlendirme toplantısını 12 Nisan Salı günü saat 14.00’te Ayazağa Yerleşkesi’ndeki Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. İTÜ akademisyenlerinin geniş katılımıyla yapılan toplantıda, İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu 2021 yılı boyunca yapılan önemli faaliyetler üzerine konuşurken, 2022 yılında İTÜ’deki değişim ve dönüşümün devam edeceğine vurgu yaptı.

 

2022: Değişim ve dönüşüm yılı

Türkiye’deki mühendislik ve mimarlık eğitimi ile adeta özdeşleşmiş bir eğitim kurumu olan İTÜ’nün 2023 yılında 250. yaşına gireceğine vurgu yapan Prof. Dr. Koyuncu yılı şöyle değerlendirdi: “2021 bizim için ‘hamle yılı’ydı. Ar-Ge’de, eğitimde, dijitalleşmede, uluslararası ilişkilerde, üniversite-sanayi işbirliğinde birçok atılım yaptık, birçok yeni proje ürettik, ortaklıklara imza attık ve planladığımız çalışmaların bir kısmını da süratle sonuçlandırarak İTÜ Ailesiyle paylaştık. 2022 yılında ise yaptığımız faaliyetlerin devamlılığını, sürdürülebilirliğini sağlarken bir yandan da değişim ve dönüşüme odaklanmaya gayret edeceğiz. Bu bakımdan 2022 yılı İTÜ için bir ‘dönüşüm yılı’ olacak diyebiliriz.”

 

Uluslararası sıralamalarda Türkiye’nin lider üniversitesi

QS 2022 alan bazlı sıralamalarda İTÜ, geçen yıl 202. sıradan girdiği listede bu yıl başarı çıtasını yükselterek mühendislik ve teknoloji alanında dünya sıralamasında 142. sıraya yükseldi. İTÜ ayrıca, alan bazında “mineral & maden” ile “petrol mühendisliği” alanlarında QS Dünya Sıralaması’nda ilk 50’de yer alarak büyük bir başarıya imza attı. Türk üniversiteleri arasında da başarılı dereceler elde eden İTÜ, “mühendislik ve teknoloji” dahil olmak üzere toplam 8 farklı alanda Türkiye’de 1. sırada yer aldı. İTÜ’nün Türkiye’de lider olduğu alanlar şu şekilde sıralandı: mühendislik, kimya, elektrik ve elektronik mühendisliği, çevre/ekoloji, yerbilimleri, kimya mühendisliği ve polimer bilimi.

 

Dünyanın önde gelen yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education’ın (THE) dünya genelindeki üniversitelerin Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı gerçekleştirmedeki başarılarını değerlendirdiği THE 2021 Etki Sıralamasında, İTÜ büyük bir sıçrama gerçekleştirerek 101-200 bandında kendine yer buldu. THE’nın derecelendirmesine göre, dünya çapında toplam 1.200 civarında üniversitenin değerlendirmeye alındığı listede İTÜ, 9. amaç olan “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” başlığında dünyada 24. sırada yer alırken, 4. amaç olan “Nitelikli Eğitim”de dünya sıralamasında 48. oldu. İTÜ en büyük başarıyı elde ettiği, “Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı” ile “Nitelikli Eğitim” alanlarının yanı sıra, toplam altı alanda ilk 101-200 aralığında yer aldı.

 

Yayın sayısını iki katından fazla arttırmak hedefleniyor

Rektör Prof. Dr. İsmail Koyuncu, İTÜ’deki akademik çalışmaların yoğunluğunu arttırmak konusuna büyük önem verdiklerini vurgulayarak hedefleri şu verilerle açıkladı: “2021 yılında 1,64 olan öğretim üyesi başına düşen yayın sayımızı, 2022’de 2,5 seviyesine, sonraki yıllarda da aşamalı olarak 3 ve 3,5 seviyelerine çıkarmayı hedefliyoruz. Benzer şekilde, bugün 170 milyon TL olan proje gelirimizi bu yıl 350 milyon TL’ye, 2023 ve 2024 yıllarında ise sırasıyla 500 ve 800 milyon TL’ye çıkarmayı amaçlıyoruz.”

 

Yayın ve proje geliri sayısındaki hedeflerin yanında ticarileştirme ve patent başvurularında da çıtayı yükseltmeyi amaçladıklarını dile getiren Prof. Dr. Koyuncu, patent başvuru sayılarına dair şu önemli verileri paylaştı: “Ulusal düzeydeki patent başvurularımız 2021 yılı itibarıyla 35 seviyesinde; biz bu sayıyı 2022’de 50’ye, 2023 yılında 70’e ve nihayet 2024 yılında da 100’e çıkarmayı hedefliyoruz. Uluslararası çaptaki patent başvuru sayımız ise 2021 yılında 10 iken, bu sayı 2022’de 20’ye, 2023 ve 2024 yıllarında ise sırasıyla 35’e ve 50’ye yükselecek.”

 

Dünyada en fazla akreditasyona sahip üniversite

İTÜ, 25 akredite mühendislik programı ile dünyanın en fazla ABET akreditasyonuna sahip üniversitesi konumunu koruyor. Akreditasyon, uluslararası örgütlerce yükseköğretim kurumlarının programları incelenerek uluslararası kalitede eğitime sahip olan üniversitelere verilen bir unvan. Akreditasyonlar sayesinde İTÜ’de alınacak eğitimin uluslararası düzeyde olduğu kanıtlanmış oluyor. İTÜ, Türkiye’de Erasmus kapsamında öğrenci ve personel değişimi gerçekleştiren ilk üniversitelerden biri. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Erasmus kapsamında yaklaşık 360 kurumla anlaşması bulunuyor.

 

Türkiye’nin ilk ve tek Araştırma Dekanlığı İTÜ’de kuruldu

İTÜ, dünya çapında bir araştırma üniversitesi olma yolunda çalışmalarını hızla sürdürüyor. Üniversite, kamu kurumları ve farklı endüstrilerin ihtiyaçlarına inovatif çözümler sunmayı, Ar-Ge kültürünü kalıcı kılmayı hedefleyen İTÜ Araştırma Dekanlığı (ARDEK), Türkiye’nin ilk ve tek araştırma dekanlığı olarak 2021 yılında kuruldu.

 

İTÜ, yeni kurulan Araştırma Dekanlığı ile, akademisyenlerin uluslararası arenada başarı kazanan yayın ve projelerini arttırarak İTÜ’nün performansını yükseltmeyi, TÜBİTAK ve AB odaklı inovatif projelere imza atmayı, öğretim üyelerinin çok daha yüksek performans gösterebilmeleri için gereken koşulları sağlamayı ve öğrencilerin tüm projelere aktif biçimde katılım sağlamalarına yön vermeyi hedefliyor.

 

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu’nun vizyonuyla, altyapı çalışmalarına Ocak 2021’de başlanan ve Mayıs 2021’de kurulan İTÜ Araştırma Dekanlığı; İTÜ’nün bir araştırma üniversitesi olması, gelişmekte olan Ar-Ge ekosisteminin daha kolay hale getirilmesi, ihtiyaçlara hızlı yanıt verilmesi ve sürekliliğin korunması adına rehberlik ve finansal destek sağlanması misyonuyla öne çıkıyor. Türkiye’nin ilk araştırma dekanlığı olan ARDEK; disiplinlerarası çalışma ve yenilikleri teşvik etmek, üniversite, kamu kurumları ve endüstri arasında birleştirici rol üstlenmek, Ar-Ge süreçlerinde hızlı koordinasyon sağlamak, operasyonel mükemmellik kültürünü yaygınlaştırmak, kurum içi ve kurum dışı Ar-Ge kültürünü kalıcı kılmak ve inovatif teknolojileri üniversite içi girişimcilik ekosistemi çerçevesinde destekleme vizyonuna yatırım yaparak ilerliyor.

 

Zengin kütüphanesi, 400’den fazla laboratuvarıyla bir araştırma üniversitesi

İTÜ, güçlü bir “araştırma üniversitesi” olarak zengin bir kütüphaneye ve laboratuvar altyapısına sahip konumda. 5 yerleşkede bulunan toplam 8 İTÜ kütüphanesi; 1 milyona yakın yayın, 5 milyona yakın yüksek lisans ve doktora tezi, 124 veri tabanı, 6 binin üzerinde nadir eserin aralarında bulunduğu eşsiz bir kaynak varlığı sunuyor. 

 

400’den fazla laboratuvarıyla lisans ve lisansüstü öğrencilerin mesleki gelişimlerine büyük katkı yaparken, sektörel işbirlikler kapsamında ilgili sektörlerin ve araştırmacıların çalışmalarına da imkân sağlıyor. Üniversite genelinde sadece lisans öğrencileri için tasarlanmış̧ 72 laboratuvar bulunuyor. Araştırma faaliyetlerinin yanı sıra öğrenciye de hizmet veren 135 laboratuvar ile birlikte, lisans eğitim-öğretiminde yararlanılan laboratuvar sayısı 215’e ulaşıyor. 

 

İTÜ, Ar-Ge kültürünün temelden yayılması gerektiğine inanıyor. Sadece araştırmacıların çalışmalarını desteklemekle yetinmiyor; daha birinci sınıftan itibaren tüm öğrencilerini bilimsel çalışma disiplini kazanma ve yeni fikirler üretme yolunda teşvik ediyor. Öğrenciler Ar-Ge proje takımlarında çalışabiliyor, disiplinlerarası çalışma kültürünü deneyimliyor, proje hazırlamayı ve yürütmeyi ilk adımdan başlayarak öğreniyor, sponsor bulma süreçlerinde iş dünyası ile tanışıyor, ulusal ve uluslararası yarışmalara katılıyorlar. Bu sayede öğrenciler, takım çalışmasını benimseme, yenilikçi düşünme, problem çözme, harekete geçme ve kariyer yolculuğunda başarı sağlayacak bakış açısını kazanma ayrıcalığını elde edebiliyorlar.

 

Mezun istihdamında da en iyi üniversiteler arasında

İTÜ, mezunlarıyla aralarındaki ilişkileri daha etkin kılmak, bünyesindeki etkinlik ve projeleri mezunlarına ulaştırmak amacıyla yapılandırılan İTÜ Mezun Bilgi Sistemi, etkileşimli bir elektronik veri tabanı olmasının yanında, İTÜ İnteraktif Bilgi Omurgası ile ortak çalışan bir sistem vazifesi görüyor. Mevcut üye sayısı 50 bin civarında. 

 

İTÜ mezunlarının genel istihdam oranı 70 düzeyinde seyrediyor. Bölüm bazında istihdam yüzdelerine bakıldığında istihdamı en yüksek olan bölümler Matematik Mühendisliği ( 87,18), Bilgisayar Mühendisliği ( 80,82) ve Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğidir ( 79,34). İstihdam yüzdeleri fakülte bazında ele alındığında istihdam oranı en yüksek olan fakültenin 79,75 ile Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi olduğu görülmekte.

 

“İTÜ Ailesi”

İstanbul Teknik Üniversitesi, mezuniyet sonrasında da mensuplarıyla sıkı ilişkiler ve işbirlikleri kurmaya ve bu ilişkileri her geçen gün geliştirmeye devam ediyor. İTÜ; öğrencileri, mezunları, akademisyenleri ve idari personeliyle birlikte güçlü bir aile olmanın bilinciyle hareket ediyor ve bunu “İTÜ Ailesi” olarak tanımlıyor. 

 

İTÜ Ailesi’nin mensuplarının ortaklaştığı birtakım değerler bulunuyor: “Köklü ve güçlü bir ailenin parçası olmak, geleceği inşa etmek, öngörü sahibi olmak, kendine büyük hedefler koymak, yenilikçi ve bilimsel düşünmek, merak etmek, sorgulamak, yanıt aramak, sanatı ve sporu yaşam biçimi haline getirmek…” gibi birçok niteliğin bir araya geldiği özellikler İTÜ Ailesi’nin benimsediği değerleri oluşturuyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL