Yerel bir maç günü faaliyeti olmaktan çıkıp milyarlarca avroluk küresel bir endüstriye dönüşen futbol, bugün gelir yoğunlaşması, finansal kurallar ve takvim baskısı ekseninde tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor.
Yerel bir maç günü faaliyeti olmaktan çıkıp milyarlarca avroluk küresel bir endüstriye dönüşen futbol, bugün gelir yoğunlaşması, finansal kurallar ve takvim baskısı ekseninde tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. BCG raporu, sektörün geleceğini belirleyen üç ana trendi ve öne çıkan sayısal göstergeleri şöyle ortaya koyuyor:
1. Gelir Merkezlerinin Yer Değiştirmesi ve Ekonomik Yoğunlaşma
Avrupa futbol pazarı toplamda 38 milyar avronun üzerinde bir gelire ulaşmış durumda. Ancak gelir dağılımındaki eşitsizlik tarihsel anlamda zirveye çıktı; en yüksek gelire sahip ilk 20 kulüp, 11 milyar avrodan fazla gelir üreterek Avrupa’nın Beş Büyük Ligi’ndeki toplam gelirin yarısından fazlasını elde ediyor.
2. Yönetişim, Harcama Kontrolleri ve Mülkiyet Yapısı
Dünya genelinde çoklu kulüp sahipliği (multi-club ownership) modelleri yaklaşık 400 profesyonel kulübü kapsayacak şekilde genişledi. Buna karşın Avrupa’nın üst düzey liglerindeki kulüplerin ancak yarısı kâr elde edebiliyor. Premier Lig’den Championship’e düşen bir kulüp, yıllık gelirinin üçte ikisinden fazlasını bir gecede kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
3. Maç Takvimi ve Oyuncu Yükü
48 takımlı FIFA Dünya Kupası, 32 takımlı FIFA Kulüpler Dünya Kupası ve genişleyen UEFA organizasyonları yayın gelirlerini artırırken maç takvimi üzerindeki baskıyı da önemli ölçüde artırıyor. Profesyonel Futbolcular Birliği (PFA) CEO’su Maheta Molango’ya göre bir futbolcunun sezonda ideal olarak 50 ila 60 maç arasında görev yapması gerekiyor. Ancak günümüzde üst düzey kulüplerde forma giyen birçok futbolcu bu sınırı aşarken, bazı oyuncular sezonu 60’ın üzerinde resmi maçla tamamlıyor.
BCG raporuna göre futbol endüstrisinin önümüzdeki dönemde farklı yönlerde evrilmesi mümkün görünüyor. Buna göre, UEFA’nın finansal düzenlemeleri doğrultusunda daha sürdürülebilir ancak kendi içinde daha kapalı bir elit kulüpler yapısı oluşabilir. Küçük ve orta ölçekli ligler rekabet güçlerini koruyabilmek için ortak yayın anlaşmaları ve sınır ötesi lig modellerine yönelebilir. Artan maç yoğunluğuna karşı oyuncu sendikaları hukuki süreçler yoluyla takvimin yeniden düzenlenmesini talep edebilir. Öte yandan, Kings League gibi dijital odaklı ve kısa formatlı organizasyonların özellikle genç izleyiciler arasında daha fazla ilgi görerek futbol ekosisteminden daha büyük bir pay alması da olası senaryolar arasında yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı