Biyolojik çeşitlilik için kritik öneme sahip alanları tanımlayarak koruma altına almak amacıyla geliştirilmiş bir yaklaşım olan ve ilk defa Doğa Derneği tarafından 2006 yılında yayınlanan Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları envanterinin güncelleme çalışmaları 20 yıl sonra Ankara’da yapılan çalıştayla duyuruldu.
Doğa Derneği’nin koordinasyonunda 2023 yılında başlatılan ve 2029 yılında tamamlanması hedeflenen Önemli Doğa Alanları güncelleme çalışması, son yirmi yılda Türkiye doğasında yaşanan değişimleri, kayıpları ve umut verici yeni keşifleri bilimsel verilerle kayıt altına alacak.
Türkiye’den Avrupa’ya Akademisyen ve Uzmanların Ortak Çalışması
ÖDA yaklaşımı, 2016 yılında Dünya Doğa Koruma Kurumu (IUCN) tarafından küresel ölçekte öncelikli alanların belirlenmesinde resmi bir standart olarak kabul edildi. Doğa Derneği, 2023 yılında IUCN ekibinden Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ÖDA’ları Bölge Sorumlusu Dr. Catherine Numa ve ÖDA uluslararası sekreteryası başkanı Dr. Andrew Plumptre, BirdLife International ÖKA/ÖDA Küresel Bilim Koordinatörü Olivia Crowe işbirliğinde ÖDA Güncelleme Programı’nı başlattı. Tükiye’den eklenen akademisyen ve uzman ağı vasıtasıyla veri derleme çalışmaları kesintisiz olarak sürdürüldü.
Kuşlardan Balıklara Bitkilerden Yumuşakçalara 9 tür grubuna ait 7.144 önemli konum tespit edildi.
Çalışmaları gerçekleştiren uzman grubunda yer alan uzmanlar: Prof. Dr. Ahmet Emre Yaprak – Bitkiler, Prof. Dr. Ali Kandemir – Bitkiler, Prof. Dr. Hasan Yıldırım – Bitkiler, Dr. Tuğkan Özdöl – Bitkiler, Prof. Dr. Ahmet Karataş – Memeliler, Uzman Cem Orkun Kıraç – Memeliler, Prof. Dr. Kerim Çiçek – Sürüngenler ve Amfibiler, Dr. Evrim Karaçetin – Kelebekler, Prof. Dr. Burçin Aşkım Gümüş – Yumuşakçalar, Doç. Dr. Ali Miroğlu – Kızböcekleri & Yusufçuklar, Prof. Dr. Baran Yoğurtçuoğlu – İç Su Balıkları, Dr. Şafak Arslan – Kuşlar – Memeliler, Prof. Dr. Muhammed Zeynel Öztürk – CBS, Dr. Enes Taşoğlu – CBS.
Bilimsel bulgular, endemik, tehlike altında, hassas veya benzersiz türlerin Türkiye’deki yaşam alanlarını belgeliyor.
Çalıştaya dair açıklamalarda bulunan Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Dr. Şafak Arslan; ’’COP 31’e sayılı günler kala gerçekleştirdiğimiz bu çalıştay, Türkiye’nin doğa koruma ve iklim değişikliği konularındaki politika ve planlamalarını doğrudan etkileyecek düzeyde bir çalışma. Elde edilen bilimsel bulgular, endemik, tehlike altında, hassas veya benzersiz türlerin Türkiye’deki yaşam alanlarını belgeliyor. Bu veriler, Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin %30 Korunan Alan (30×30) Hedefi doğrultusunda ulusal koruma politikalarına ve Diğer Etkili Alan Temelli Koruma Önlemleri (OECM) mekanizmalarına ve ulusal veritabanlarına uyarlanarak entegre edilebilecek nitelikte. Söz konusu verilerin ulusal veritabanlarına eklenmesi, ulusal koruma stratejilerine şeffaf, çok paydaşlı ve bilimsel bir çerçevede entegre edilmesi, uluslararası standartlar ve Uluslararası ÖDA Sekretaryası ile uyumunun sağlanması ve alan bazlı koruma hedeflerine altlık oluşturması amacıyla ÖDA Ulusal Koordinasyon Grubu oluşturulması hedefleniyor. 2029’da çalışma tamamlandığında Türkiye’nin ÖDA envanteri statik bir yazılı envanter olmaktan çıkıp, anlık olarak güncellenebilen çevrimiçi bir yazılım haline getirilecek,’’ dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı